IELTS

IELTS Speaking Part 2 Cue Card: 1 Dakika Hazırlık ve 2 Dakika Konuşma

Can Öztürk3 Haziran 2026Güncellendi: 15 dk okuma

Kısa cevap

Speaking Part 2'de 1 dakika hazırlanıp 2 dakika konuşursunuz. Not alma, dört fazlı konuşma planı, açılış cümlesi ve içeriği derinleştirme yolları.

IELTS Speaking Part 2, sınavın "long turn" yani uzun konuşma bölümüdür. Examiner size bir cue card (konu kartı) verir. Kartta konuşmanızda değinmeniz gereken noktalar yazılıdır ve konunun bir yönünü açıklamanız istenir. Hazırlanmak için bir dakikanız vardır; examiner not almanız için kalem ve kâğıt verir. Ardından iki dakika konuşursunuz, süre dolunca examiner sizi durdurur ve aynı konuda bir iki kısa soru sorabilir. Hazırlık dahil Part 2 toplam üç dört dakika sürer.

Part 2'de de puanınız Speaking'in dört kriteriyle belirlenir: Fluency and Coherence, Lexical Resource, Grammatical Range and Accuracy ve Pronunciation. Bu rehber, kartı okumaktan bir dakikalık not almaya, iki dakikayı fazlara bölmekten içeriği derinleştirmeye kadar Part 2'nin her adımını tek bir planda topluyor. En sık duyulan şikâyetin, yani "bütün maddelere değindim ama puanım düşük kaldı" durumunun nedenini de açıklıyor.

Cue card'ın yapısı

Bir cue card genellikle üç katmandan oluşur:

  • Ana yönerge: "Describe a book you have recently read" gibi tek cümlelik konu.
  • "You should say" maddeleri: Konuşmanızda değinmeniz beklenen noktalar; çoğu kartta üç madde bulunur (what the book was about, why you decided to read it, how long it took you to finish).
  • "And explain" maddesi: Konunun bir yönünü açıklamanızı isteyen son satır (and explain whether you would recommend it to others).

Maddeler eşit değildir. "What, where, when, who" türündeki maddeler kısa bir bağlam ister; "why" ve "explain" ile başlayan maddeler ise neden, değerlendirme ve kişisel yorum ister. Konuşmanızın en çok geliştirilebilecek kısmı burasıdır, bu yüzden en fazla süreyi de buraya ayırmanız gerekir. Maddeleri sırayla okumak zorunda değilsiniz; önemli olan hepsine değinmek ve bunu doğal bir anlatı içinde yapmaktır.

1 dakikalık hazırlık ve not alma

Hazırlık süresi konuşmanızı yazmak için değil, konuşmanın iskeletini kurmak için verilir. Çoğu aday bu dakikayı ya tamamen kartı okuyarak geçirir ya da tam cümleler yazmaya çalışıp yarıda kalır. Her iki durumda da konuşma başladığında elinizde kullanılabilir bir plan olmaz. Bir dakikayı üç aşamaya bölmek işe yarar:

AşamaYaklaşık süreNe yapılır?
1. Okuma ve seçim15–20 saniyeKartı okuyun, ne anlatacağınıza karar verin ve konuyu zihninizde canlandırın. Somut bir kişi, yer ya da olay seçin.
2. Anahtar kelime notu30–35 saniyeHer madde için bir iki anahtar kelime ve bir somut ayrıntı yazın. Kullanmak istediğiniz birkaç konu kelimesini ve bir iki geçiş ifadesini ekleyin.
3. Açılış cümlesi10 saniyeİlk cümlenizi zihninizde kurun. İlk saniyelerdeki duraksama, konuşmanın geri kalanını da etkiler.

Notlarınız nasıl görünmeli?

Notlar, konuşma sırasında okunacak bir metin değil, hatırlatıcıdır. Bu yüzden:

  • Tam cümle yazmayın. Bir dakika buna yetmez ve yazarken düşünemezsiniz.
  • Her madde için bir iki anahtar kelime yazın ve maddeleri alt alta, aralarında boşluk bırakarak sıralayın. Dikey bir liste konuşurken bir bakışta taranır.
  • Kısaltma ve ok kullanın. "→" bir sonraki fikre geçişi, kısaltmalar ise uzun kelimeleri hatırlatır.
  • Somut ayrıntıyı yazın, soyut kavramı değil. "Interesting" yazmak işe yaramaz; "Kyoto, 2019, kar" gibi bir ayrıntı konuşurken cümleye dönüşür.
  • Bir geçiş ve bir hedef kelime ekleyin. Notunuzun kenarındaki "looking back" ya da "what struck me" gibi bir ifade, konuşma sırasında onu kullanma olasılığınızı artırır.

"Describe a memorable journey" kartı için bir dakikalık not şöyle görünebilir:

  • Ana: Karadeniz kıyısı, 3 yıl önce, tren + otobüs
  • Kimle: üniversiteden 3 arkadaş
  • Ne oldu: yol kapandı → köyde bir gece → yerel aile
  • Neden unutulmaz: plan bozuldu ama en iyi kısmı → "looking back"

Konuşurken notlarınıza kısa bakışlar atabilirsiniz; ama notu okumaya başladığınız anda akıcılığınız düşer. Notun işi, bir sonraki fikrin ne olduğunu bir saniyede hatırlatmaktır.

Dört aşamalı konuşma şablonu

Cue card konuları farklı görünse de çoğu dört aileden birine girer: bir nesne, bir yer, bir kişisel deneyim ya da bir aktivite veya alışkanlık. Kişi kartları da (bir öğretmen, bir arkadaş) deneyim mantığıyla anlatılabilir. Her aile için aynı dört aşamalı iskeleti kullanmak, hazırlık süresinde "neyi hangi sırayla söyleyeceğim" sorusunu ortadan kaldırır:

  1. Bağlam: Ne, ne zaman, nerede, kimle? Kısa ve somut.
  2. Betimleme ve ayrıntı: Nesnenin görünümü, yerin atmosferi, olayın akışı.
  3. Duygu ve düşünce: Bu konu sizi nasıl etkiledi, neden önemli?
  4. Kapanış: Bugün ne düşünüyorsunuz, gelecekte ne yapacaksınız, başkasına tavsiye eder misiniz?
Konu ailesiBağlamBetimlemeDuygu ve düşünceKapanış
NesneNe? Nasıl edindiniz? Ne zamandır sizde?Görünüşü, tasarımı, işleviNeden değerli? Hangi anıyı çağrıştırıyor?Gelecekteki yeri
YerAdı, konumu, ne zaman gittiniz?Atmosfer, manzara, mimari, kalabalıkNasıl hissettirdi? Neden unutulmaz?Tekrar gider misiniz, tavsiye eder misiniz?
Kişisel deneyimNe oldu? Ne zaman? Kimlerle?Adım adım gelişim, kritik anSizi nasıl değiştirdi, ne öğrendiniz?Bugüne etkisi
Aktivite / alışkanlıkNe, ne sıklıkla, nasıl başladı?Nasıl yapılıyor, nerede, neyle?Size ne kazandırıyor?Sürdürme niyeti, hedef

Örneğin "Describe something you own that is important to you" kartında bağlam aşaması, büyükannenizden kalan eski bir kol saatini ve size hangi yaşta verildiğini anlatır. Betimleme saatin kadranını, çizikli camını ve sesini; duygu aşaması saatin sizin için aile bağını temsil ettiğini; kapanış ise saati bir gün kendi çocuğunuza vermek istediğinizi söyler. "Describe a hobby you do regularly" kartında aynı iskelet; hobinin ne olduğu ve ne zaman başladığı, bir seansın nasıl geçtiği, size ne kazandırdığı ve önümüzdeki dönemdeki hedefinizle dolar.

Şablon bir iskelettir, ezber metin değil. Önceden ezberlenmiş paragraflar karttaki maddelere tam oturmaz ve konuşmanın doğal akışını bozar. İskeleti çalışın; içeriği her kartta yeniden üretin.

Deneyim kartlarında hikâye yapısı

Kişi ve deneyim kartlarında maddeler bir hikâyenin bileşenlerine kolayca dönüşür. İlk madde genellikle sahneyi kurar: kim, nerede, ne zaman ("It was during my final year of high school, in a small classroom on the second floor..."). Ortadaki maddeler olay örgüsüdür; burada kronolojik sıra en güvenli yoldur ve "after that", "as a result", "shortly after" gibi zaman ve sonuç bağlaçları akışı kendiliğinden kurar. "She taught me important lessons" gibi soyut bir cümle yerine o derslerden birini gösteren kısa bir an anlatın. "Explain" maddesi ise hikâyenin çözümü ve yorumudur: bu deneyim sizi nasıl etkiledi, bugün ona nasıl bakıyorsunuz? Adaylar bu kısma genellikle en az süreyi ayırır; oysa konuşmayı bir listeden bir anlatıya dönüştüren kısım budur.

İki dakikayı dört faza bölmek

İki dakika tek parça düşünüldüğünde uzun gelir; fazlara bölündüğünde yönetilebilir hâle gelir. Aşağıdaki dağılım bir kural değil, bir başlangıç noktasıdır:

FazYaklaşık süreİçerik
Giriş0:00–0:15Konuyu tek cümlede tanıtın ve bağlamı kurun.
Birinci gövde0:15–0:50İlk maddeler: somut bir sahne, kişi ya da nesne.
İkinci gövde0:50–1:25Olayın gelişimi, ayrıntı ve neden-sonuç zinciri.
Açıklama ve yorum1:25–2:00"Explain" maddesi: değerlendirme, kişisel anlam, bugüne etkisi.

Bu dağılımın asıl amacı "explain" maddesine yetişmektir. En sık görülen zaman hatası, ilk maddede o kadar uzun kalmaktır ki son maddeye süre kalmaz. Tersi de olur: bütün maddeleri ilk dakikada hızla geçip ikinci dakikada söyleyecek bir şey bulamamak. İkisinin de çözümü aynıdır: her gövde fazında tek bir fikri derinleştirin, bir sonrakine bir geçiş cümlesiyle bağlanın.

Süre dolduğunda examiner sizi durdurur; cümlenizin ortasında durdurulmanız bir sorun değildir. Önemli olan, konuşmanın o noktaya kadar tutarlı ilerlemiş ve karttaki noktaları kapsamış olmasıdır. Bu yüzden son saniyelere yeni bir konu açmak yerine "explain" maddesini derinleştirmeye devam edin.

Açılış cümlesi: ilk saniyeleri doğru kullanmak

Açılış cümlesi, kartı kelimesi kelimesine tekrar etmek değil, konuyu kendi cümlenizle tanıtmaktır. "I would like to talk about a memorable journey. It was a journey I took with my family" gibi bir giriş, kartın dilini aynen geri verir ve size hiçbir şey kazandırmaz. Bunun yerine konuyu zaman ve mekânla yerleştirin, mümkünse kısa bir değerlendirme ekleyin:

  • "The journey I'd like to talk about happened three years ago, when I travelled to the Black Sea coast with three friends from university. What made it unforgettable wasn't the destination but the things that went wrong on the way."
  • "I still remember the smell of chalk dust in that classroom whenever I think about the teacher who changed the way I study."

İlk örnek konuyu, zamanı ve mekânı tek seferde kurar ve konuşmanın geri kalanı için bir çerçeve çizer. İkincisi somut bir duyusal ayrıntıyla başlar. İkisi de kartın maddelerine geçmeden önce dinleyiciye nereye gittiğinizi söyler. Açılış cümlesini hazırlık süresinin son saniyelerinde zihninizde kurun; ezberlenmiş, her konuya uyan uzun bir giriş kalıbı ise genellikle konuyla bağlantısız duyulur.

İçerik derinliği: ne kadar detay yeterli?

"Bütün maddelere değindim ama puanım düşük" şikâyetinin nedeni genellikle içeriğin derinliğidir. Maddelere tek cümlelik cevaplar vermek kartı kapsar ama konuyu geliştirmez. Speaking band tanımlayıcıları da bunu ayırır: band 7'de aday "able to keep going and readily produce long turns without noticeable effort" diye tanımlanır, band 8'de "topic development is coherent, appropriate and relevant", band 9'da ise "fully coherent and appropriately extended" ifadeleri kullanılır. Uzun konuşmayı zorlanmadan sürdürebilmek ve konuyu tutarlı biçimde geliştirmek, ancak her maddeye somut malzemeyle girildiğinde mümkündür.

Aynı karta verilmiş iki cevabı karşılaştırın. Kısa olan: "The book I read was a mystery novel. I decided to read it because my friend recommended it. It took me about two weeks to finish. I would recommend it to people who like mystery stories." Dört madde de karşılanmıştır, ama hiçbiri geliştirilmemiştir. Geliştirilmiş olan ise kitabın adını ve onu nerede bulduğunu söyler, okumaya neden karar verdiğini bir kişiye ve bir anıya bağlar, hikâyenin nasıl geliştiğini birkaç cümleyle anlatır ve tavsiye ederken kime uygun, kime uygun olmadığını açıklar. Fark kelime sayısında değil, her iddianın arkasında bir ayrıntı ya da bir neden olmasındadır.

Somut ayrıntı ekleyin

"A memorable meal" yerine "a Sunday lunch in my grandmother's kitchen" demek, konuşmanın hem anlaşılırlığını hem kelime çeşitliliğini artırır. Ayrıntı yalnızca isimlerden oluşmaz; duyusal ayrıntılar da (ses, koku, görüntü, his) anlatıyı canlandırır. Pratik yaparken kendinize şu soruları sorun: Ne gördüm, ne duydum, ne hissettim? Bu soruların cevapları, genel bir cümleyi somut bir cümleye dönüştürür.

Zaman perspektifi kurun

Yalnızca geçmişi anlatmak yerine şimdiyi ve geleceği de bağlayın: "I started learning the piano when I was seven, but it wasn't until university that I realised how much it had shaped my patience. Now, whenever I face a difficult problem at work, I think back to those hours of practice." Bu tür geçişler içeriği geliştirir ve aynı zamanda farklı zaman yapılarını doğal biçimde kullanmanızı sağlar.

Kişisel yorumla kapatın

"Explain" maddesi, anlattığınız şeyin sizin için ne anlama geldiğini söylediğiniz yerdir. "Looking back, I realise that..." ya da "What made this experience significant was..." gibi bir cümleyle başlayan kısa bir yorum, konuşmayı bir anlatıya bağlar. Yorum sonradan eklenmiş bir cümle gibi değil, anlatının doğal sonucu gibi duyulmalıdır.

İçerik yetersizliğinin beş belirtisi

  • Yüzeysel genellik: "I like reading because it's relaxing and informative" gibi, hiçbir örneğe inmeyen cümleler.
  • Geliştirmeden tekrar: "The book was interesting. It was really interesting." Aynı fikri farklı kelimelerle tekrar etmek süre doldurur ama içerik eklemez.
  • Gerekçesiz karşılaştırma: "It's better than other books" deyip hangi açıdan daha iyi olduğunu söylememek.
  • Süre dengesizliği: Bir maddede çok uzun kalıp "explain" maddesine yetişememek.
  • Kopuk liste: "First I'll talk about X. Now about Y. Finally Z." Maddeleri birbirine bağlamadan sıralamak.

Fluency and Coherence: geçişler ve discourse marker'lar

Fluency and Coherence, normal hızda ve fazla duraksamadan konuşabilmenizi, fikirlerinizi mantıklı bir sırayla sunmanızı ve bağlaç, zamir gibi bağlayıcı araçları uygun kullanmanızı ölçer. Band tanımlayıcılarında fark, bağlaçların sayısında değil kullanım biçimindedir: band 5'te "overuse of certain discourse markers, connectives and other cohesive features" bir zayıflık olarak geçer; band 6'da aday bu araçları "though not always appropriately" kullanır; band 7'de ise "flexible use of spoken discourse markers, connectives and cohesive features" beklenir. Yani her cümleyi "and then" ile başlatmak değil, doğru yerde doğru bağlantıyı kurmak puan getirir.

Part 2'de beş geçiş noktası

İki dakikalık bir konuşmada akıcılığın en çok bozulduğu beş an vardır:

  1. Girişten ilk fikre: Açılış cümlesinden sonra duraksamamak için ilk maddenin ilk ayrıntısını önceden belirleyin.
  2. Maddeler arasında: "Now I'll talk about the third point" yerine köprü cümlesi kurun: bir önceki fikri kısaca bağlayıp bir sonrakine geçin. Örnek: "That lesson taught me patience, which turned out to be useful when I was preparing for my university entrance exams."
  3. Anekdottan yoruma: Anlatıdan değerlendirmeye geçerken "The thing that really stood out to me was...", "Looking back, I realise that..." gibi ifadeler kullanın.
  4. Süre doldurma kaygısı: Söyleyecek şey azaldığında aynı fikri tekrar etmek yerine fikri iki boyutta genişletin: somut bir ayrıntı (ne zaman, nerede, kimle) ve bir yorum (bu neden önemliydi).
  5. Kapanış: "Overall, what stays with me the most is..." ya da "So, to sum up, the most lasting impact of this has been..." gibi bir cümle konuşmayı toparlar. Examiner sizi daha önce durdurursa sorun değil; kapanışa hazır olmak, son kısımda dağılmanızı önler.

İşe yarayan geçiş ifadeleri

İşlevÖrnek ifadeler
Neden ve sonuças a result, that's why, which led to, this made me realise
Zamanaround that time, a few months later, during that period, shortly after
Karşıtlıkhowever, in contrast, unlike before, whereas
Eklemewhat's more, on top of that, apart from that
Örneklemefor instance, to give you a specific example
Vurgu ve yorumwhat really struck me was, the thing that stood out was

Mekanik ve esnek kullanımın farkını bir örnekle görebilirsiniz. Mekanik: "He is my professor. He is demanding. I was nervous. I studied hard. I liked him." Esnek: "The person I'm thinking of is my former literature professor. Initially, I was quite nervous about his class because I'd heard he was extremely demanding. However, what changed my mind was the way he taught: he would relate every novel to something happening in the world at the time, and as a result, I started seeing literature as something alive rather than a dusty school subject." İkinci örnekte bağlaçlar her cümlede değil, fikrin yön değiştirdiği yerlerde kullanılır. Aynı geçiş ifadesini art arda kullanmaktan da kaçının; tek bir ifadenin tekrarı, bağlaç hiç olmamasından daha fazla dikkat çeker.

Diğer üç kriter Part 2'de nasıl görünür?

  • Lexical Resource: Konuya özgü kelimeler, doğal eşdizimler (collocation) ve bir kelimeyi bilmediğinizde başka kelimelerle anlatabilme (paraphrase). Kartın kelimelerini tekrar etmek yerine kendi ifadelerinizi kullanın. Daha ayrıntılı bir bakış için Part 2 band descriptor analizine bakabilirsiniz.
  • Grammatical Range and Accuracy: Basit ve karmaşık cümleleri birlikte kullanmak. Bir deneyim anlatırken geçmiş zamanın farklı biçimleri, "which" ve "when" ile kurulan yan cümleler ve "If I had..." gibi koşul yapıları doğal olarak ortaya çıkar; bunları zorlamadan, anlatının gerektirdiği yerde kullanın. Bu kriterin Writing'deki karşılığı için Grammatical Range and Accuracy rehberimize bakabilirsiniz.
  • Pronunciation: Anlaşılırlık, vurgu, tonlama ve konuşmayı anlamlı parçalara bölme. Uzun bir konuşmada tek düze bir ritim dinleyiciyi yorar; yeni bir maddeye geçerken kısa bir duraklama ve vurgu, yapıyı sesle de gösterir.

Bilmediğiniz bir konu gelirse

Hiç düşünmediğiniz bir konu gelebilir: "Describe a law that affected your life" ya da "Describe a piece of art you saw" gibi. Bu durumda konuyu kendi deneyiminize bağlayın ama konunun kendisini değiştirmeyin. Bir yasa hakkında kişisel deneyiminiz yoksa, ailenizi ya da çevrenizi etkileyen bir düzenlemeyi onların yaşadıklarıyla anlatabilirsiniz. "Describe a building" kartında büyükannenizin evini anlatmak, evin binası ve mimarisi üzerinden giderseniz uyarlamadır; yalnızca büyükannenizi anlatırsanız konudan sapmadır. Kartın ana yönergesi, seçtiğiniz örnek ne olursa olsun konuşmanın merkezinde kalmalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Kartı aynen tekrar etmek: Kartın cümlelerini okumak, kendi ifade gücünüzü göstermenizi engeller.
  • Bir maddeyi atlamak: Özellikle "explain" maddesi, süre yetmediği için en sık atlanan maddedir.
  • Bütün maddeleri aynı derinlikte geçmek: Hepsi yüzeysel kalır. Hangi maddenin geliştirilmeye açık olduğuna hazırlık sırasında karar verin.
  • Notu okumak: Notlar hatırlatıcıdır; okumaya başladığınızda konuşma bir okuma metnine dönüşür.
  • Ezber konuşma: Her karta uydurulmuş hazır paragraflar maddelere oturmaz ve doğal duyulmaz.
  • Son saniyelerde yeni konu açmak: Yeni bir fikir başlatmak yerine mevcut fikri derinleştirin.
  • Tek düze tonlama: Bütün konuşmayı aynı hız ve vurguyla yapmak, yapıyı dinleyiciden saklar.

Haftalık pratik rutini

Part 2 becerisi düzenli ve kayıtlı pratikle gelişir. Haftada birkaç gün şu döngüyü uygulayın: bir kart seçin, tam bir dakika hazırlanın, iki dakika konuşun ve kendinizi kaydedin. Ardından kaydı dinleyin ve üç şeye bakın: bütün maddelere değindiniz mi, "explain" maddesine ne kadar süre kaldı, hangi geçiş ifadelerini kullandınız ve hangisini tekrar ettiniz? Haftada bir gün bilmediğiniz ya da zor bulduğunuz bir konu seçin ve konuyu uyarlama pratiği yapın. Kayıtlarınızın kısa bir transkriptini çıkarmak, yüzeysel kalan maddeleri ve tekrar eden kelimeleri görmenin en kolay yoludur. Part 2'den sonra examiner'ın sorabileceği bir iki soruya ve aynı konuyla bağlantılı Part 3 tartışmasına da kısa cevaplar hazırlayın; Part 2'de anlattığınız örnekler Part 3'te somut malzeme olur.

Sonuç

Speaking Part 2'de iyi bir performans; kartın yapısını tanımaktan, bir dakikada anahtar kelimelerle bir iskelet kurmaktan ve iki dakikayı "explain" maddesine yetişecek biçimde fazlara bölmekten geçer. Maddelere değinmek yetmez; her birine somut bir ayrıntı, bir neden ya da kişisel bir yorumla girmek gerekir. Geçişleri doğru yerde kullanmak ise bu içeriği akıcı ve tutarlı bir anlatıya dönüştürür.

Speaking'in üç bölümü ve puanlama kriterleri için IELTS Speaking sayfamıza bakabilirsiniz. Gerçek sınav formatında bir prova yapmak isterseniz IELTS Speaking mock sınavı Part 1, Part 2 ve Part 3'ü kapsar ve dört kritere göre geri bildirimle biter. Dört beceriyi birlikte çalışmak için online IELTS kursu, yalnızca Speaking'e odaklanmak için IELTS özel ders seçeneklerimizi inceleyebilirsiniz.

İlgili Okumalar

Sıkça Sorulan Sorular

IELTS Speaking Part 2'de hazırlık süresi ne kadar?
Bir dakika. Examiner cue card'ı verdikten sonra hazırlanmanız için bir dakikanız olur ve not almanız için size kalem ve kâğıt verilir. Bu süreyi tam cümle yazmak yerine her madde için bir iki anahtar kelime not almak ve açılış cümlenizi zihninizde kurmak için kullanın.
Part 2'de ne kadar konuşmam gerekiyor?
İki dakika. Examiner süre dolunca sizi durdurur ve ardından aynı konuda bir iki kısa soru sorabilir. Hazırlık süresiyle birlikte Part 2 toplam üç dört dakika sürer.
Konuşurken notlarıma bakabilir miyim?
Evet, hazırlık sırasında aldığınız notları konuşurken kullanabilirsiniz. Ancak notları okumak yerine kısa bakışlarla bir sonraki fikri hatırlamak için kullanın; notu okumaya başladığınızda akıcılığınız düşer.
Konuşmam iki dakika dolmadan biterse ne yapmalıyım?
Yeni bir konu açmak yerine "explain" maddesini derinleştirin: somut bir örnek, bir neden ya da bugüne etkisini ekleyin. IELTS'in açıklamasına göre karttaki noktalar ve hazırlıkta aldığınız notlar, iki dakika boyunca konuşmayı sürdürebileceğiniz malzemeyi bulmanız için verilir; erken bitirmenin nedeni genellikle maddelerin tek cümleyle geçilmesidir.
Hazır şablon ya da ezber cevap kullanmak işe yarar mı?
Bağlam, betimleme, duygu ve kapanıştan oluşan bir iskelet çalışmak işe yarar; çünkü hazırlık süresinde neyi hangi sırayla söyleyeceğinizi düşünmenize gerek kalmaz. Ezberlenmiş paragraflar ise karttaki maddelere tam oturmaz ve doğal duyulmaz. İskeleti ezberleyin, içeriği her kartta yeniden üretin.

IELTS hazırlığınıza bugün başlayın

Ücretsiz Ön Görüşme'de hedef band skorunuzu ve takviminizi konuşalım; size uygun programı birlikte seçelim.

Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yazın

Yorumlar yayınlanmadan önce incelenir.